Hürriyeti bağlayıcı yaptırımların söz konusu olduğu ceza yargılamalarında, soruşturma evresinden Yargıtay aşamasına kadar titiz, stratejik ve kesintisiz müdafilik hizmeti sağlıyoruz.
Ceza hukuku, doğrudan kişi hürriyetini etkilediği için hukukun en hassas dalıdır. Kartal Anadolu Adliyesi ve İstanbul Çağlayan Adliyesi başta olmak üzere tüm Türkiye'de, müvekkillerimizin lekelenmeme hakkını ve özgürlüğünü savunuyoruz. Bir ceza dosyası tarafımıza ulaştığında süreç şu şekilde işler:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre, failde ele geçen maddenin miktarı, paketlenme şekli ve hassas terazi bulunup bulunmadığı gibi kriterler, eylemin 'kullanmak için uyuşturucu bulundurma' (TCK 191) yoksa 'uyuşturucu madde ticareti' (TCK 188) mi olduğunu belirler. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, ticaret kastı kesin delillerle ispatlanmalıdır.
Yargıtay'a göre bir eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturabilmesi için, hilenin "ağır, yoğun ve ustaca" olması, mağdurun denetim imkanını elinden alması gerekir. Basit yalanlar dolandırıcılık suçunun hile unsurunu oluşturmaz, bu durum hukuki ihtilaf (alacak-verecek meselesi) olarak değerlendirilir.
Cezaevinde ne kadar kalacağınızı, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme tarihinizi güncel yasalara göre (1/2, 2/3, 3/4 oranları) hemen hesaplayın.
Hukuki süreçlerde zamanlama hayati öneme sahiptir. Dosyanıza özel durumları değerlendirmek ve strateji belirlemek için geç kalmadan bizimle iletişime geçin.